Ana sayfa
Hakkımızda
Başvuru formu
İletişim
Aupair Programları
İngiltere
Almanya
Fransa
Avustralya
Amerika
EduCare
Aupair Plus
Premiere Aupair
Tavsiyeler
Aupair Mektupları
Vize
Fiyatlar
Istanbul Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı
 

Sitemizde sizin için yeni bir bölüm hazırladık. AU PAIR MEKTUPLARI ..
Bu bölümde şu anda İngiltere , Amerika’da bulunan Au Pair`lerimizden bazıları bizimle tecrübelerini, yaşadıkları olumlu , olumsuz deneyimlerini paylaştılar. Hepimiz biliyoruz ki Au Pair Programları sadece olumlu deneyimlerden ibaret değil, hoş olan tarafları kadar zor olan yönleri de var. Umarım bu bölüm Au Pair olacak yeni adaylara ışık tutar ve sorularının bir kısmını cevaplar. Şunu sakın unutmayın her deneyim hayatın bir parçasıdır ve yeni deneyimlerin başlangıcıdır.
Istanbul Au Pair
                                                                 *******

Sevda Haşimoğlu, Maidenhad, İngiltere

Buraya gelmeden önce tereddütlerim vardı yabancı bir ülkeye tek başına ki dilini de pek fazla konuşamadığım sadece okulda öğrendiğin İngilizce ile çıkmak beni ne kadar zorlardı acaba diye. İngiltere topraklarına ayak bastığımda beni havaalında pasaport sonrası ellerinde ismimin yazılı olduğu küçük bir pankartla bekleyen ve daha sonra evlerini paylaştığım bu insanlarla tanıştığım için kendimi çok şanslı hissedecegim yeni ailemle karşilaştığımda biraz heyecanlıydım. Öncelikle burada altını çizerek söylemek istediğim önemli bir nokta var. Beni bu aile ile tanıştırmada aracı olan ajansımın ve ozellikle Sedef Hanımın çok ama çok önemli bir etkisi var. Havaalanın dışında bizi bekleyen bir mercedes vardı. 15 dakika gibi kısa bir araba yolculuğundan sonra çiçeklerle ve ağaçlarla çevrelenmiş büyük bir eve ulaştik. Evin arka bahcesinde çiçeklerin ve ağaçlarin arasında futbol sahası, jumping, şezlonglar,ufak bir bungalov evi ve yaz günü yemek yedikleri ahşaptan masalar vardı. Ön bahçesinde ise basketbol potası, içinde balıklar olan ufak bir havuz daha sonra bir tanesi bana verilecek olan 3 tane araba duruyordu. Odama girdiğimde ise masamın üzerinde bir vazonun içerisinde bahçeden koparılmış güller ve önünde de hoşgeldiğime dair içerisinde yazı bulunan bir kart vardı. Kendimi gerçekten özel hissettiren bir karşılama faslı ile karşılaşmıştım. Geleneksel bir öğle yemeğinden sonra yürüyüşe çıktım aile beni komşuları ile tanıştırdılar. Güzel bir günün ardından kafamı yastığa koyduğumda aklımda acaba diğer günler de ilk günkü gibi güzel mi geçecek gibi sorular vardı. Herşey beklediğimden de güzel oldu. Beni kendi çocukları gibi benimsediler. Onlarin en büyük çocuklarıydım sanki. Fransa’ya günü birlik öğle yemeği ve alışveriş için gittik. Geldiğim ilk hafta bana Londra’yı tanıtma amaçlı bir günlük gezi düzenlendi. Beraber sinemaya gittik ve akşam yemeklerine çıktık. Özellikle yılbaşında beklediğimden de fazla hediye aldım ve hayalleriminden de fazlasını yaşattıkları için çok mutluyum. İnanılmaz tatlı dilliler, güleryüzlüler, yardım severler, anlayışlılar, aslında bu söylemiş olduğum sözler onları anlatmaya yetmiyor. Sadece özetle şunu söylemek istiyorum yapacağın her baslangıç yeni bir sayfa demektir. Sen ki yeni sayfayı yurt dışına çıkma kararını alarak yapmışsın sadece kalemi alıp içerisini doldurman gerekiyor. Yabancı bir ülke, yabancı bir dil, yabancı arkadaşlar, yabancı kültürlerin sana birçok katkısının yanı sıra her kültürden kişiler tanımakla bir nebze de olsa düşünsel olarak dünyayı dolaşıyorsun ve ben şu anda bunu yapıyorum. Burda olmaktan çok mutluyum ve asla da pişman olmadım. Tabiki zorlukları var ilk başlarda hemen arkadaş edinemiyorsun , konuşamıyorsun, anlamakta güçlük çekiyorsun ama bunlara olumsuzluk olarak bakmak değilde olumlu yönden baktığımızda kişisel olarak ne kadar güçlü bir karaktere sahip olduğunuzu göreceksiniz.
Saygılarımla,

                                                                 *******
Gülay Mollaoğlu, Norwich, İngiltere

İngiltere’ye gelmeden önce herşeyi gözümde büyütmüştüm: konuşamayacağım, insanlarla anlaşamayacağım,aile beni önemsemiyecek bana hizmetçi gibi davranacak gibi bir çok endişem vardı ama buraya geldikten sonra herşeyin çok farklı olduğunu gördüm.. Özellikle yanında kaldığım aile çok canayakın, benimle yakından ilgileniyorlar..Çocuklarla ya da kişisel bir problemim olduğunda rahatlıkla onlarla paylaşabiliyorum,birlikte çözüm arıyoruz.Çocukların bana alışması biraz zaman aldı çünkü yaşları henüz 3 ve 5. Dolayısıyla anne babalarına ihtiyaçları var.Onlarla daha fazla zaman geçirmek istiyorlar ama şuan herşey yolunda beni ailenin bir parçası olarak görüyor seviyorlar.
Buraya ilk geldiğimde zorlandığım diğer konu tarfik oldu.Bir çok kez ezilme tehlikesi atlattım . Trafiğin sağdan akmasına alışmak zor oldu ama ona da alıştım 
Geldikten bir hafta sonra dil okuluna başladım okulu bulmakta ve kaydolmakta aile çok yardımcı oldu. Bir hafta sonra dünyanın dört bir yanından arkadaşlarım oldu. Başka au pair’lerle tanıştım.Genelde au pair’ler haftasonları izinli olduğundan her hafta sonu buluşup beraber bişeyler yapıyoruz.Sinemaya ya da tiyatroya gidiyoruz ya da sadece biryerlerde oturup sohbet ediyoruz. Bu ingilizcemin gelişmesine çok yardımcı oldu..Şimdi herkesle rahatlıkla konuşabiliyor ,anlayabiliyorum.
İlk zamanlar kaybolmaktan korkmuştum.Her ev , her sokak biribirine benziyordu hatta bi kaç kez kayboldum da=) İngilizler çok yardımsever insanlar elimde haritayla görenler yardımcı olmak için sıraya giriyorlar..=))
Yemeklerine, havasına, suyuna alışmak zor ama neye alışmıyor ki insan..Bir zaman sonra herşey rayına oturuyor.Kendimi ailenin bir üyesi saymam ve onların da bana öyle davranması hayatımı daha da güzel yapıyor.
Hoşçakalın
Not: aile Ağustosta tatile çıkacakmış bana iki hafta izin verecekler ve türkiyeye gideceğim.Paylaşmak istedim..hoşçakalın  Gülay Mollaoğlu

                                                                 ******

Gamze Gürsel, Ealing West London, İngiltere

Merhaba;
Birgün ansızın au pair olmaya karar verdiğimde herşey işte şimdi olduğum yerden ekranın başında başladı...Bir sürü araştırmadan sonra İstanbul Au Pair sitesine rastladım.Diğerlerinden farklı olarak şu anda benimde mektubumu ekleyeceğim ''Au Pair Mektupları'' bölümünü okumamla ve herkesin Sedef Abla dedigi ablayla tanıştıktan sonra doğru karar verdiğime inandim...
Zorlu bir süreç olmadı benim için aslında Sedef abla için daha zorlu bi dönemdi.Çünkü hergün gereksiz telefon tacizlerim bana aile çıkmadı mı? diye soruşlarımı hatırlıyorum da:) ki başvurduktan tam bir ay sonra ailem bulundu. Aslında Sedef abla işini yapıyordu ince eleyip sık dokumak ve sakin olmak.Ama bunu heyecanıma anlatmak kolay olmadı...Siz yeni Au Pair adayları; bekleme sürecinin karar süreci kadar zor olduğunu biliyorum ama şunu da unutmayın profesyonel insanlarla berabersiniz ve size cidden söyleyeceğim tek şey Sedef Abla ne derse sadece dinleyin.:):)
Ve buraya gelmek, bu zor kararı vermiş ,ajansa başvurmuş ,aile çıkmış ve yola çıkmışsanız ve herşeyin bittiğini artık buradayım tamam diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz:)Hayat aslında uçaktan ilk indiğinizde aile sizi karşıladığında ve şaşkınlıktan adınızı bile doğru söyleyemediğinizde ,ilk gece ne işim var burada benim dediğinizde ve ertesi günü yeni bir güne başladığınızda aynı güneşe farklı bir ülkede ilk uyandığınız da durucaksınız ve hayat işte o dakika sizin için yeniden başlayacak...:):)
Ben burada 7. ayımı bitirmek üzereyim ve hergün buraya geldiğim için tekrar gülümsüyorum:)
Arkadaşlar öncelikle şunu unutmayın bu işin zorlukları var yeni bir aile bir kere , farklı beklentiler her iki taraf için de ama kurallarınızı koyduğunuzda ve saygısızlık veya iyiliklerini suistimal etmedikten sonra İngilizler gercekten iyi insanlar. Dedikleri gibi soğuk,yardım etmezler gibi durumlar söz konusu değil.Geldiğim ilk günden beri yolda ,okulda, evde insanlar bana yardımcı oldu.Ve arkadaşlar sizlere verecek en büyük tavsiyem eğer gelirken Türkiye'den yeni eşyalar satın alacaksanız bunu sakın yapmayın.Burada orada alacağınızdan daha çok şey alabilir çok fazla yükle gelmezsiniz.Gerçekten yerlerini bulduğunuzda(bütün mağazalar için değil ) kozmetik ,giyim burada daha ucuz ama ben sadece elimde olanları getiricem derseniz o da olabilir tabi...
Bana derlerdi insanlara çok kızardım ki hala aynı fikirdeyim ben yapamam ama ARKADAŞLAR TÜRKLERDEN UZAK DURUN bu düşmanlık açısından değil.Biz bir amaç için geldik buraya dilimizi ilerletmek için ama eğer Türk arkadaş edinirseniz gerçekten o kadar yavaş ilerliyor ki ...Bunu ben kendim yaşıyorum.Eğer gerçekten İngilizce’yi çabuk öğrenmek istiyorsanız Türk arkadaş edinmeyin veya haftada 1 kere görüşün.
Umarım yazdıklarım biraz olsun sizleri aydınlatmıştır.Umarım yarın sizin için İngiltere yolu bir adım daha yakın olur.
Burada ,bu huzurlu ortamımdan Sedef Ablaya ve Tüm Istanbul Au Pair çalışanlarına çok ama çok teşekkür ederim.
Senelerce bizlerle olursunuz insallah....
Ve siz Au Pair olmayı düşünen arkadaşlar yolunuz açık olsun!
Sevgiler,
                                                                 *******

Gülbin Akın, Washington, ABD

Merhabalar,
Yaklaşık 1, 5 yıldır aupair olarak (Washington) ABD`de bulunuyorum ve şunu belirtmek isterim ki hayatımda verdiğim en iyi kararlardan biriydi: ; başka bir ülkede, farklı kültürlerden insanlarla birlikte yaşamak. Buraya geldikten yaklaşık 2 hafta sonra kendimi buraya ait gibi hissetmeye başlamıştım bile .Bunda Amerikan toplumunun göçmenlere (yabancılara) çok sıcak bakıyor olması en büyük etkendi .Kendi ülkemizde pek de alışkın olmadığımız bazı özellikleri de var Amerikalıların: mesela yolda, otobüste, markette, insanlar tanımasalar da birbirlerine hal hatır soruyor, en azından gülümsüyor. İlk başta tuhaf gelen bu tavırlara zamanla alışıyor insan ve bir parçası oluyor adeta. Bu sıcak iletişim kendine olan güvenini arttırıyor ve İngilizce konuşmak için sürekli bir imkan doğabiliyor.
Hiç tanımadığım bir aile yanında yaşama fikri başta çok tedirgin ediciydi . İngilizcem istediğimi anlatmaya yetecek mi? Aile bana iyi davranacak mı? Çocuklarla anlaşmakta zorluk çekecek miyim? gibi bir çok soru vardı benimde aklımda ama sorularıma yanıtı ancak buraya gelip bu eşsiz deneyimi yaşayarak alabilirdim.
Burada yaşayarak çok fazla şey kazandım öncelikle beni seven ve kendi aile fertlerinden biri gibi gören sevimli ama çok sevimli bir aile, dünyanın bir çok farklı ülkesinden( Meksika, Ermenistan, ,Peru, Şili) birbirinden değerli arkadaş ve en önemlisi kendime olan güvenimi ve hayatta tek başıma dahi olsam (ailemden uzakta) da nelerin üstesinden gelip iyi sonuçlara ulaşabileceğimi kendime ispatlamış oldum.
Bence yabancı bir aile yanında yaşamak başlı başına eğitici bir deneyim, öncelikle her gün İngilizce konuşuyor ve pratik yapıyorsunuz ve farklı kültürler hakkında bilgi ediniyor ve bazen inanılmaz benzerlikler yakalıyorsunuz kendi kürltürünüzle diğerleri arasında.Ayrıca zamanınız oldukça seyahat edebilir farklı yerleri görebilirsiniz. Mesela ben Florida (Disney World),New York ve New Jersey `de bulundum. Hayatımda asla unutamayacağım anılar arasında kalıcak bu bahsettiğim yerler.
Aslında aklımda yer edecek ve hatırladıkça mutlu olacağım çok fazla anım var ,bir tanesi Florian (ailenin küçük oğlu 6 yaşında) ile yaşanan komik ama etkileyici bir anı.Florian benim ülkeme geri dönmem taraftarı değil bu nedenle bir şekilde çözüm yolu bulmaya çalışıyor .Bir gün birlikte kahvaltı ederken ona burada kalamayacağımı çünkü 2 yıldan sonra aupair olmamın yasal olmadığını ancak öğrenci olursam ve master yaparsam belki kalabileceğimi ama onun içinde 50.000 $ gerektiğini anlatarak dert yanıyordum:):) Nereden bileyim anne ve babasından benim için 50.000 $ isteyeceğini:):):):) Tabiki o kadar yüksek bir meblayı karşılayamayacakları ortadaydı ama çocuk aklıyla bana yardımcı olmaya çalışması beni çok mutlu etti .Bir de şunu önerdi :"Kumbaramda biraz param var onu sana vereyim ama sanırım yeterli olmaz" :):):):) dedi .Halen beni hem duygulandıran hemde fazlasıyla güldüren bu diyaloğu hiç ama hiç unutmayacağım.
Anlatmak istediğim şu ki çok güçlü bağlar oluşabiliyor başta hiç tanımadığınız insanlarla aranızda ve şu an, bir yanım ailemi ve Istanbul`u inanılmaz derecede özlese de diğer yanım buradan kısa bir süre sonra ayrılacağım için üzgün ve buruk.Aupairlik benim için harika bir deneyim olarak devam ediyor umarim sizler de zihninizdeki tüm soru işaretlerine rağmen bu güzel deneyimi yaşamak için zaman ayırırsınız....İnanın pişman olmayacaksınız.......

                                                                 *******

Nilay Nazlı Özdemir, Royston-Hertfordshire, Ingiltere

Merhaba,
Şu an merakla araştırmalar yapan ve bir hayalin peşine takılan herkese :)Tanımıyor olabiliriz birbirimizi ama sanırım geçtiğimiz yollar ortak...
Nereden başlamalıyım önce bilmiyorum. Hiç yurtdışı hayalim olmamasına rağmen işimde İngilizcenin gerekliliği ve biraz da tembel biri oluşum beni bu süreçle tanıştırdı... 8 aydır İngiltere’deyim, bir çoğumuzun aksine benim ilk günlerim büyülenmiş biçimde geçti. Türkiye'den uçağa bindiğim andan itibaren beklediğimden mükemmel ilerledi herşey. Hala zaman zaman büyünün etkisini hissediyorum :)İşlemlere başladıktan sonra benimle görüşmek isteyen ilk aileyle herşey hızla ve olabildiğince güzel gitti ve ben kendimi bu ülkede buldum. Tek sorunum çocukların küçük olması (5 yaş) nedeniyle anlaşamamak oldu. İngilizcem neredeyse sıfırdı:) ve anneyle her şekilde anlaşabilmemize rağmen çocuklarla konuşamamak büyük problemdi.Zamanla alıştık ve hatta bana yardım bile ettiler :)
Bambaşka bir ülkeyi bambaşka bir dili ve kendini keşfetmenin en güzel yollarından biri bence bu. Birazcık cesaret yeterli agerisi çok kolay :) En yakın arkadaşımla başladığımız araştırmalara gerçekten uzun bir süre ayırdık. 5 acenta ile yüzyüze görüştük. Sedef Hanımla görüştüğümüz gün karar vermiştik. Attığımız adımda en önemli şeylerden biri doğru danışmanlık ki bunu bizi doğru aileye götüreceğini biliyorduk. Biz kararımızın mükemmelliğini hala konuşuyoruz ve son söyleyebileceğim şey zaman kaybetmeyin.İnanin şu an doğru yerdesiniz :)

                                                                 *******

Deniz Baş, Oxford, İngiltere
Merhaba arkadaşlar,
Doğruyu söylemek gerekirse İngiltere adına ilk tecrübem pek iyi sayılmazdı.O zamanlar bir an önce İngiltere’den ülkeme dönmeyi hayal ediyordum ve tüm İngilizlerin kötü olduğunu,tabi bu düşüncem kesinlikle tecrübesizlikle ilgili idi.İlk ailem Oxford da yaşıyordu.İlk günler herşey yolunda gibi gözüküyordu ama daha sonradan sürekli benden daha fazla şeyler istemeye başladılar.Bunun sebebi de daha önce köle gibi çalışan bir Slovak aupair’lerinin olması idi.Sonunda eski aupair’leri geldi ve ben oradan taşınmak zorunda kaldım.
İkinci aileyi bulmakta zorlandık,dünya başıma yıkıldı sanmıştım, sonunda ikinci aileyi bulduk.Ama şansım ikinci ailemde de iyi gidiyor sayılmazdı.Yaşadığım yer hakikaten çok kötüydü bu yüzden bu ailemi de değistirmek istedim,ajansım bana hep destek oldu ve son 15 aydır birlikte yaşadığım ailemin yanına yerleştirildim.İlk iki ailemle sadece 1’er ay geçirmiştim.Üçüncü aile bakarken artık aile bulamacağımı , herşeyin sona erdiğini düşünmüştüm. Ama yanıldığımı çok kısa sürerede anladım.Vizem Ağustos’ta sona eriyor ve ben kesin dönüşü Ağustost ayında yapacağım:):)Eğer hakikaten görevlerini aksatmadan yapıyorsan genellikle sorun yaşamıyorsun.Önemli olan sorumluluğunu bilmek ve bunu yerine getirmek, diğer tüm işlerdeki gibi.....

                                                                 *******

Mehtap Akyol, London, İngiltere
Sevgili Dostlar,
Eylül 2006 döneminde Londra’ya Au Pair olarak geldim. Burası yaşanılacak bir ülke!
Gezilmesi gereken o kadar güzel yerler var ki anlatmak yetersiz kaliyor... Bence burası
her zevke hitap ediyor! Sakin huzur dolu günlerde yaşayabiliyorsunuz yada eğlence dolu geceler...
İngiliz insanlarına gelince hiç de anlatığı gibi soğuk ve kaba insanlar degiller! Tam tersine düsünceli ve samimiler. Abartıldığı gibi pis ve dağınık da değiller.
Külltür olarak farklı deniyor ama Türkiye’de büyük şehirde yaşayan arkadaslarım burada yasamakta hiç zorluk cekmeyeceklerdir. Cünkü hemen hemen aynı...
Günler nasıl geçiyor diye soruyorsaniz; aile size bir calışma programı veriyor günlük yapılması gereken işlerle ilgili ve haftanın 5 günü düzenli olarak bunları yapıyorsunuz. Çocuklar ile iletişim ise size bağlı. Sonuçta yabancı da olsanız bakışlarınızla iyi bir iletişim kurabilirve dillerini tam olarak konuşamasanız bile kendinizi sevdirebilirsiniz. Temizlik ve yemek işinden biraz anlamanız ve cocukları sevmeniz buraya gelmeniz için yeterli.
Ben de buraya gelmeden önce çok düşündüm acaba 2.sınıf vatandaş mı olacağım, hizmetçi muamelesi mi göreceğim ailemi ve dostlarımı çok özler miyim diye!

Şunu anladım ki her nerede ne şekilde olursanız olun herşey sizde bitiyor.Sonuçta buraya bazı zorlukları göze alarak geliyorsunuz ve bu zorluklar da aşılmayacak şeyler değil, yabancı bir dil eğitimi alacak ve farklı kültürler içinde yasayacaksınız.
Burada kesinlikle aile tarafından hizmetçi muamelesi yapılmadığını ,herşey için tşk edilip size
karşı anlayışlı olunduğunu, 2.sınıf vatandaşlığın hiç bir şekilde yapılmadığını göreceksiniz...En azından ben burada bunları gördüm...
Buraya gelmeyi dusunuyorsanız tavsiyem iyi bir ajansla gelmeniz yani Istanbul Au Pair ve Sedef Hn vasıtası ile... Çünkü inanılmaz titiz calışıyor, sizden daha dikkatli aile seçimi konusunda.İyi bir aile seçimi ile gelip Ingiltere’nin bütün güzelliklerini yaşamalısınız.
                                                                
                                                                 *******

Semra Avcıkaya, London , İngiltere

Sevgili Au-pair adayı arkadaşlar,
Hayatınıza yeni bir yön vermek ve kendinizi bulunduğunuz noktalardan çok daha yukarılara taşımak için büyük bir adım atmak üzeresiniz. Öncelikle bu yolda hepinize başarılar diliyorum. Bu işe inanan ve kendine güveni olan herkes başarılı olacak ve kendini çok fazla geliştirecektir. Au-Pair olmak size sağlıklı ve uzun vadede kalıcı İngilizce öğrenme imkanı verir. Diğer kültürleri yakından tanıma ve izleme şansı verir ve kendinizi, bulunduğunuz kültürü daha yakından tanıma ve son dünya düzeninde nerede olduğunuzu anlamanızı sağlar, Bu da size yeni bir hayat görüşü verir ki bu yeni hayat görüşü çok daha gerçekçidir. Hiç tanımadığınız ve de ortak bir geçmişinizin olmadığı insanlarla aynı evde yaşamak ve onlara ayak uydurmak zorunda kalmanız sizin işbirliği yapma yeteneğinizi olağanüstü bir şekilde geliştirecektir. Bununla beraber dünyanın bir çok farklı ülkesinden arkadaşlar edinecek ve kendinizinkinden çok daha farklı bir ülkede bir süre yaşama imkanı elde edeceksiniz. Buradan sonra bir takım kapıları açmak kişisel isteğe bağlı olsa bile en azından elinizin altında bu kapıları açma şansınız olacaktır.

Tabi ki herşey bu kadar toz pembe değil. Tüm bu avantajları elde edebilmek bir takım zorlukları aşmayı gerektiriyor. Hiçbirimiz au pair olmanın çok kolay bir iş olduğunu söyleyemeyiz. Bizler ailelerinin bağrına bastığı ve gözünden sakındığı kız evlatları olarak belli bir yaşa geldik. Ancak buraya gelince size sunulan hayat tarzına ve görevlerinize bağlı kalacak ve onların sisteminde yaşayacaksınız. Kendinizi başka bir ailenin hayatına adapte edeceksiniz.Bazen bunalacak ve kendinizi yabancı hissedeceksiniz. Yürüdüğünüz yollar, yedikleriniz tamamen farklı gelecek. Ailenizi özleyeceksiniz. İngilizce’yi hayatınıza uygulamak ve onu yaşamak için kullanmak zorunda kalmak bazen bunaltıcı olacak.Yeni hayatınıza adapte olmanız bir ve üç ay arası zaman alacak. Tüm bu süreçleri atlattığınızda verimli ve mutlu olmaya başlayabilirsiniz.

Tabi ki buraya gelirken amacınızı çok iyi belirlemeniz gerekiyor. Bu amaç sizi burada ayakta tutacak en büyük gücünüz olacak. En büyük şanslarınızdan biri de aileyi seçebiliyor olmanız. Buraya gelmeden önce onlarla konuşun ve üzerinde düşünün. Özellikle yanınızda sizle uzun yıllara dayanan tecrübesini paylaşacak Sedef Beksac gibi bir insan varken yanılma şansınız çok zayıf. Birazcık da şansınıza güvenmek zorundasınız.

Ben buraya gelmekle hayatımın en doğru kararını verdiğimi düşünüyorum. Şu anda beni ileride çok mutlu edeceğini düşündüğüm şeyleri yapma hazırlığı içerisindeyim. Bu zorlukların hepsini ben de yaşadım. Kimi zaman kaçıp dönmeyi istedim. Ama sakin olup o zamanı aşmayı bekledim ve ödülünü de aldım. Ben birlikte kaldığım aileyle çok mutlu günler yaşadım. Şu anda onlarla birlikte yaşamıyor olsam da sürekli ziyaret ediyorum. Güzel bir arkadaşlığım var.

Tanıdığım herkese kesinlikle buraya gelmelerini ve görmelerini tavsiye ediyorum. Sedef Beksaç’a da beni yüreklendirdiği ve sorun yaşadığım her dönemde yanımda olup benimle tecrübelerini paylaştığı için müteşekkirim.
Her zaman sorularınızı yöneltebilrisiniz. Londra’yada gelirseniz arayabilirsiniz de
Sevgilerimle

                                                                 *******
Beyhan Özgü, London, İngiltere
Au Pair’ lik;
Havaalanına ilk vardığında ‘birşeyler yemek istermisin ‘sorusuna , açlıktan ölmek üzere olduğun halde ‘yok teşekkür ederim’ demektir..
Aranın pek iyi olmadığı evcil hayvanlarla dahi can ciğer kuzu sarması olabilmektir au pair’lik üstelik aile senden böyle birşey beklemezken..
Koca bir Ağustos’un yarısı yağmurla geçer. Her geçen gün camdan bakıp güneşi beklemektir. Gün gelir bi bakmışsın uzun bir kış sona ermis. Au Pair’lik asıl o ülkede artık pek fazla yağmur yağmadığına inandığında başlar.
Keşfedilecek çok şey vardır. Yeni bir dil, bambaşka insanlar, yemekler, alışkanlıklar, ulusal festivaller, havai fişek gösterileri, o müthiş müzikaller, cadılar bayramı, paskalya, Christmas… Nedir bütün bunlar??
Hepsini ama hepsini görmek ve öğrenmek istersin.
Bomboş geçirdiğin ilk haftasonların gelir aklına, oysa şimdi ne çok şey vardır yapılacak.Au Pair ‘lik;Tatlı zorluklarla kazanılmış inanılmaz kıymetli bir hayat tecrübesidir.Öğrendiğin dil, hedeflerinin çıtasını daima yükseltir.Uzun lafın kısası dünya dilinde Au Pair’lik, iyi bir “life experience” dir.VE…… DENEMEYE DEĞERDİR…

                                                                 *******

Zeynep İlknur Danabay, London, İngiltere
Merhaba,
2005 Ağustos ayından beri Londra'da au-pairlik yapmaktayım ve 6 ay-1 sene burada kalmayı amaçlarken gün geçtikçe bu süreyi uzatanlardanım! İngilizce’mi geliştirmek amacıyla yurtdışına çıkmak liseden beri hayalimdi; ama daha sonra İstanbul'da güzel bir iş buldum ve bu hayalimi geciktirdim! 1.5 sene çalıştıktan sonra büyük bir risk alarak işimi bıraktım ve au-pair olmaya karar verdim. Şu anda geriye baktığımda hayatımda kendi adıma yaptığım en güzel şey olarak görüyorum bunu!
Ben sanşlı bir au -pairim; çünkü ailemden cok memnunum! Bunda da acentamın tecrübelerine inandım ve gerçekten beni çok düzgün bir aileye au-pair olarak gönderdiler! Size çok kötü anılarım olduğunu söyleyemem, yaşadıklarım hep beni mutlu etti! Şöyle özetlersem :
İngilizcemi güzel bir şekilde geliştiriyorum ve bunun yanında kendi mesleğimle ilgili eğitimler alarak da Türkiye’ye döndüğümde bana yardımcı olacak güzel bir alt yapı hazırlıyorum.
Farklı kültürleri tanıma şansım oldu. Özellikle de yabancı bir aileyle yaşamak bana cok güzel şeyler öğretti. Farklı yaşam biçimi, değişik mutfaklar, farklı insan ilişkileri...
Aileden aldığım haftalık para kesinlikle benim burada yaşamama yetiyor; hatta bu aldığım parayı biriktirerek belki Türkiye’de yaşamaya devam etseydim hiç yapamayacağım bir tatili gerçekleştirmiş olurdum! Londra’dan dünyanın her yerine ulaşmak çok ucuz! Ben Paskalya tatilimde bir arkadaşımla birlikte Paris-Roma-Floransa ve Venedik'e gittim! Yurtdışında yaşamak insanın ufkunu genişletiyor ve eğer diğer ülkelere de gitme şansını yakalarsanız hayatınızda unutamayacağınız deneyimler kazanıyorsunuz!

25 yaşındayım ve bu yaşıma kadar çocukların gelişimi ile ilgili ciddi bir tecrübem olmamasına rağmen burada kaldığım süre içinde çocuklarla ilgili yeni şeyler öğrendim! Anne olmadan güzel bir pratik de diyebiliriz aslında buna :)
Farklı ülkelerden sıkı dostlar kazandım, eminim ülkeme döndüğümde de görüşmeye devam edeceğim!
Hep güzel şeylerden bahsettim; bunun yanında çocuklarla ilgili sıkıntılar ya da Türkiye’deki ailemi özlediğim kendi içimde yaşadığım üzüntüler olabiliyor! Şuna inaniyorum; bir amacınız varsa ona ulaşmak için her zaman karşınıza engeller çıkacaktır ve bunların üstesinden gelmeyi bilmek gerekir. Kendimi hem eğitim ve hem de hayat anlamında daha da geliştirmek icin buradayım, o halde her sıkıntının üstesinden gelmeliyim!

Özetle söylemek istediğim şu ; bu fırsat hayatınızda elinize bir kez geçer! Ben bu firsatı kaçırmadım ve geldiğim için de cok mutluyum! Au-pair olarak gelmek de bunun en kolay, en ucuz, en eğlenceli yolu... Ben kendime 2. bir aile daha kazandım! Hadi siz de ne duruyorsunuz?? Kaybedeceğiniz hiçbir şey yok. Denersiniz ve mutlu olmadığınız anda yine tecrübelerinizle ve güzel anılarla ülkenize geri dönersiniz!!!
Şimdiden hepinize bol şans diliyorum!!!
Sevgilerle
 

 
goAUPAIR USA temsilcisiyiz
goAUPAIR USA
temsilcisidir.
Uluslararası Eğitim Danışmanları Derneği üyesidir
Uluslararası Eğitim
Danışmanları Derneği üyesidir.

goAUPAIR USA
Başvuru Belgeleri
Istanbul Aupair © 2005
Söğütlüçeşme Cad. Altın Çarşı Kat:5 No:82 Kadıköy-Istanbul Tel:+90 216 414 79 88 - Fax:+90 216 414 79 89
info@istanbulyurtdisiegitim.com - istanbulaupair@superonline.com